tren

Vücudun Çalışma Hızını Belirleyen Tiroid Bezi ve Guatr

Boynumuzun ön kısmında bulunan tiroid bezi  iki parçalı küçük bir iç salgı bezi olup, salgıladığı hormon ile vücudumuzun çalışma hızını belirler. Ürettiği hormonun azalması durumunda vücudumuzun çalışma hızı düşer, artması durumunda ise çalışma hızı yükselir. Bu tiroid bezinin iltihap ve kanser dışında bir sebeple büyümesi “Guatr” olarak adlandırılır. Guatr toplum içinde çeşitli terimlerle anılmaktadır. Tiroid bezinin göğüs boşluğuna doğru büyümesi  “İç Guatr”, dışa doğru gözle görülür oranda büyümesi “Dış Guatr”, fazla hormon salgılayan guatr hastalığı için ise “Zehirli  Guatr” terimi kullanılmaktadır.

Guatr belirtileri, hastalığın çeşitlerine göre değişir.  Hormonların fazla üretildiği guatr tipi  ellerde titreme ve terlemeye,  kalp çarpıntısına,  sinirlilik haline, gözlerin yuvalarından taşmasına, ishale, iştah artmasına rağmen kilo alamama sorununa ve adet düzensizliklerine neden olabilir. Hormonların az üretildiği tiroid hastalığı ise hareketlerde ve  duyularda yavaşlama, ellerde kuruma,  saçlarda kuruma ve dökülme ile  adet düzensizliklerine yol açar.  Hormonal  dengesizliğin olmadığı tipler ise sadece tiroid bezinde büyüme veya nodül oluşumuna neden olur . Bu tiplerin hepsinde tiroid bezi büyüyebilir ve nodül oluşturabilir.

Tiroid bezi iyot elementini kullanarak hormon üretir.  Bu elementin eksik olduğu yerlerde guatr hastalığının görülme oranı yüksektir.  İyot eksikliğinin giderilmesiyle guatr hastalığı büyük oranda engellenebilir. Normal çalışan guatrlar düzgün ya da nodüllü büyümüş olabilir.  Düzgün büyümüş guatr  tedavisinde tiroit hormonu içeren ilaçların kullanılması esastır. Nodülleri boyunda baskıya neden olarak ses kısıklığı, nefes darlığı ve yutma güçlüğü yaratacak boyutta ve yerleşimde olan hastalar cerrahi müdahale ile tedavi edilir.  1cm’den büyük nodüller, kanserleşme potansiyelinin yüksek olması nedeni ile biyopsi yapılarak tedavi planı oluşturulmalıdır.

Guatrda erken teşhis çok önemlidir. Geç kalınması durumunda hastalık ilerler, tedavi zorlaşır ve sistemlerde yaptığı hasarlar da artar.

 

 

 

Güncellenme Tarihi: 6 Haz 2022, 14:46

Bu içerik, Atakent Sağlık Grubu Tıbbi Yayın Kurulu’nun onayı ile yayınlanmıştır. Sayfada yayınlanan içerikler kayıt tarihindeki bilimsel verilerle hazırlanmıştır ve sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tedavi edici sağlık hizmetine yönelik içerikler bulunmamaktadır. Doğru tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

 

 

Doktora Danış